Üniversite sınav sayısının düşmesi avantaj mı?

LYS ve YGS'nin yerine gelen ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı olarak yeni açıklanan üniversiteye giriş sınavında belirsizlikler sürüyor. İki oturum halinde yapılacak sınav ücreti, puan türleri, açık uçlu soruların yanında en önemli belirsizlik ise, öğleden sonra yapılacak ikinci oturumla ilgili. Uzmanlar, “Cumartesi günü ilk oturumda 150 puanı alan sınavı kazanmış olacak, 180 puanı alan da ikinci oturumlara katılma hakkı elde edecek. Ancak arasında sadece saatler olan bu sınavlarda aday 150 veya 180 puan aldığını nereden, nasıl bilecek” dedi.

YÖK Başkanı Yekta Saraç, üniversiteye yeni giriş sistemiyle ilgili açıklamalar yaptı. Saraç’ın açıklamaları, öğrencilerin birçok sorusunu ortadan kaldırırken, aynı zamanda yeni belirsizlerin ortaya çıkmasına da neden oldu. Sınav ücreti, sınav tarihi, açık uçlu sorular, baraj puanları belirsizlik yaratan konular arasında yer alıyor.
Milyonlarca öğrenciyi ve ailesini yakından ilgilendiren üniversite sınavına ilişkin belirsizlikler YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç'ın düzenlediği basın toplantısıyla netleşti. Yeni adı Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) olan bu sınavda devrim sayılabilecek yenilikler var. Bir o kadar da belirsizlikler.

Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzm. Psk. Dan. Ece Tözeniş, “2018 yılından itibaren uygulanacak üniversite sınavının yeni adı Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) olarak açıklandı. Sadeleştirmeye gidilen sınav sistemi ile ilgili artık daha fazla bilgiye sahibiz fakat hala cevap bekleyen sorular, belirsizlikler var” dedi.

SINAVLAR NE ZAMAN YAPILACAK?

Tözeniş, şunları söyledi: “Sınav Haziran ayında bir hafta sonu yapılacak fakat kesin tarihi henüz belli değil. İki oturumdan oluşacak sınavda Cumartesi günü sabah yapılacak birinci oturumun adı Temel Yeterlilik Testi. Bu test 40 Türkçe ve 40 Temel Matematik sorusundan oluşacak. Her iki dersin de katkısı yüzde 50 olacak olan bu sınav ile adayların Temel Yeterlilik Puanı oluşacak. Tüm adayların bu sınava girmesi gerekiyor.

SINAV SAYISI DÜŞTÜ BU AVANTAJ MI?

Sınavın 5 hafta sonundan 1 hafta sonuna indirilerek 6 oturum yerine 3 oturum uygulanması ve 18 puan türünden 5 puan türüne düşürülerek sadeleştirilmesi adaylar açısından kolaylık ve anlaşılabilirlik sağlayacak. Fakat bir günde iki oturuma girecek olan adaylar açısından sınav kaygısı azalacak mı sorusu tartışmaya açık.

ADAY 150 VEYA 180 ALDIĞINI NASIL BİLECEK?

Ön lisans tercihi için 150 ve lisans tercihi için 180 baraj puanlar bu yıl da geçerli olacak. Önceki yıllarda getirilen baraj başarı sırası da devam edecek. Geçen yıl meslek lisesi mezunlarına getirilen alan odaklı ek puan uygulaması da bu yıl yine devam edecek. Ancak bu konuda belirsizliğini koruyan bir konu var ki çok önemli. Cumartesi günü ilk oturumda 150 puanı alan sınavı kazanmış olacak, 180 puanı alan da ikinci oturumlara katılma hakkı elde edecek. Ancak arasında sadece saatler olan bu sınavlarda aday 150 veya 180 puan aldığını nereden, nasıl bilecek?

AVANTAJLARI

Çalışma açısından ise önceki sistemde olduğu gibi bir ara sınav olmadığından adaylar Haziran ayına kadar bölünmeden sınava hazırlanabilecekler ve okula devamsızlık önceki yıllara göre azalmış olacak. Bu avantaj olarak değerlendirilebilir.
Önemli, devrim niteliğindeki bir yenilik Temel Yeterlilik Testi (TYT). TYT'den 200 puan ve üzeri olan adaylar bu puanlarını gelecek yıl da kullanabilecekler. Bu sınava istememeleri halinde girmeyecekler. Hala en kısa sürede netleşmesi gereken belirsizlikler var fakat bu süreçte adaylara düşen en önemli görev vazgeçmeden çalışmaya devam etmek. Unutmayalım, değişiklik varsa herkese var. Çalışmaya devam edelim.”

SINAVI KAZANMAK ZORLAŞTI MI KOLAYLAŞTI MI?

Yeni sistem veli ve adayların aklına “sınavı kazanmak zorlaştı mı, kolaylaştı mı?” sorusunu getirdi. Sistemle ilgili açıklamalarda bulunan Altınbaş Üniversitesi Rehberlik Koordinatörü Murat Acet, “Yeni uygulamalar ve değişiklikler yanında önceki bazı uygulamaların (OBP- Baraj uygulaması gibi) aynen korunduğu YKS, eğitim camiasında büyük oranda 2006-2010 yılları arasında uygulanan üniversite yerleştirme sürecine benzemesiyle bir nostalji etkisi yaşattı desek yanlış olmayacaktır” dedi.

Murat Acet, yeni sistemin artıları ve eksilerini değerlendirirken, adayları nasıl bir sürecin beklediğini de anlattı:

“YKS ile birlikte YGS-LYS ayrımı kaldırılarak sınavların aynı gün iki oturum halinde gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı. YGS-LYS sisteminin en çok eleştirilen yönü iki sınav arasındaki yaklaşık 3 aylık süre idi. Bu süreçte özellikle YGS'si beklentisinin altında geçen birçok öğrenci hem okullarından hem de sınava hazırlık çalışmalarından uzaklaşarak motivasyon kaybı yaşıyor, sonuçta kaygı düzeyleri artarak sınav başarıları düşüyordu. Yeni sistem (YKS), aynı günde iki oturumla bu olumsuz durumun önüne kısmen geçecekmiş gibi görünse de sınavlara hazırlığın sadece bilgi düzeyinde değil psikolojik olarak da iyi yönetilmesi gereken bir süreç olduğu gerçeğini sürdürüyor.

YKS yapı ve içerik olarak aynı gün uygulanıp tamamlanacak. Temel Yeterlilik Testi olarak adlandırılan ve tüm adayların gireceği sabah oturumu, Türkçe ve Temel Matematik'ten 40'ar sorunun sorulacağı ve genel yerleştirme puanlarına %40'lık katkı sağlayan bir özellik taşımaktadır. YKS'nin ikinci oturumu ise, 40'ar soruluk 4 testten (Türk Dili ve Edebiyatı – Coğrafya – 1- Sosyal Bilimler – Matematik ve Fen) oluşacak ve genel yerleştirme puanlarının oluşumuna %60 oranında katkı sağlayacak. Bu testlerde yer alan ders sayısının fazlalığı buna karşılık soru sayılarının azlığı lisans yerleştirmelerinde zaten uzun süredir tartışılan nitelik problemini bir kez daha gündeme getirecek gibi görünmektedir. İkinci oturum testleri, adayları sadece tercih etmek istedikleri program ve bölümlerin derslerine yönlendirmesi nedeniyle bir sınırlılık taşımakta hepsinden önemlisi öğrencilerin ortaöğretimde bu derslere olan motivasyon ve ilgilerinin düşmesi riskini taşımaktadır.

PSİKOLOJİ SÖZEL Mİ EŞİT AĞIRLIKLI MI OLACAK?

YKS'nin en önemli yeniliklerinden biri de YGS-LYS sonuçlarında elde edilen 18 puan türünün azaltılarak 4 puan türüne ( Sözel- Eşit Ağırlık- Sayısal- Dil) düşürülmesidir. Öğrenciler tarafından kolay anlaşılması ve sistemin sadeleştirilmesi açısından olumlu ancak yerleştirme sürecinde puan aralıklarında yaşanması muhtemel yoğunluk açısından bazı sıkıntılar oluşacaktır. YÖK'ün programların puan türlerini açıklamamış oluşu, bazı program ve bölümlerin yeterlilikler açısından çeşitlilik göstermesi daraltılan bu puan türleri sığmayacakmış gibi görünüyor. Örneğin “Psikoloji bölümü sözel mi, eşit ağırlık mı olacak?” türünden birçok bölümü ilgilendiren soru, hem adayların sınava hazırlık hem de tercih stratejilerini yakından ve doğrudan ilgilendirmektedir.

BARAJLAR KORUNDU

YKS, ikisi bildik biri oldukça yeni ve radikal bir baraj uygulamasıyla sunuldu. Önlisans ve özel yetenekle öğrenci alan programlar için Birinci Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT) Puanının en az 150, lisans programları için 180 ve üzeri olması gerekmektedir. TYT Puanı 200 ve üzeri olan adayların puanları arzu ederlerse bir sonraki yıl için geçerli olacak. Bu uygulama tekrar eden yıllarda sınava giren öğrenci sayısını düşürse de, her yıl sınav sorularının zorluk / kolaylık derecesinin değişmesi bu uygulamanın her yıl bir önceki yılla kıyaslanmasını ve sorgulanmasını beraberinde getirebilir.

EN TARTIŞMALI KONU OBP

YGS-LYS sistemin en tartışmalı ve güvenirlilik açısından sorgulanan OBP (Ortaöğretim Başarı Puanı) uygulamasında yeni sistemde (YKS) herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir. Objektif kriterlere dayanmadığı için birçok öğrencinin yerleştirme sürecinde sıralarını ve tercihleri değiştiren bu uygulama yeni sistemde de en tartışmalı konuların başında gelecektir.

NET AÇIKLAMALAR GETİRİLMEDİ

Genel hatlarıyla özetlediğimiz YKS tartışılmaya, konuşulmaya, YÖK'ün önümüzdeki günlerde yapacağı açıklamalarla gündem oluşturmaya devam edecek gibi görünüyor. Çünkü geçen yıl sınavlara dahil edilen açık uçlu sorular, programların puan türleri, alan testlerinde yer alan derslerin soru sayıları gibi süreci doğrudan etkileyen ve sistemi açıklayan bir çok konuya daha net açıklamalar getirilmedi.

Tüm bu gelişmelerin yanında ‘Sınavın YGS-LYS'den daha kolay olacağına dair ilk izlenimler, mevcut üniversite öğrencilerinin yeniden sınava girme eğilimlerini artırarak belirli oranda bir yığılma oluşturur mu?’ ya da ‘Mevcut öğrencilerin yeniden bir tercih hakkı modeline dayanan (EK-1 Madde) yatay geçiş süreçlerinin yeni sisteme uyarlaması nasıl olacak?’ gibi sorular da cevabı aranacak sorular olarak sırasını bekleyecektir.”

Diğer yandan, sınav ücreti de bilinmeyen bir başka konu. Nitekim iki oturum halinde tek günde yapılacak sınav için ikinci oturuma girmeyecek adayın hangi ücreti ödeyip ödemeyeceği bilinmiyor.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

Kundak | Dantel | Kadin | Mhrs | Bilim